prevnext
Menu

ÇANAKKALE

Türkiyemizin cennet köşelerinden biri olan Çanakkale, onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış tarihi, kültürel zenginlikleri ve insanı büyüleyen doğal güzellikleriyle, ülkemizin iç ve dış turizminde çok önemli bir yer teşgil eder. Her geçen yıl büyük bir hızla artan ziyaretçi sayısıyla Çanakkale yöresi, yerli ve yabancı turistler için vazgeçilmez duraklardan biridir.

Güney Marmara Bölgesiyle, Kuzey Ege Bölgesinin kesiştiği noktada bulunan Çanakkale, Avrupa ve Asya kıtalarını birbirinden ayıran, ve kendi adını taşıyan yaklaşık 60 km uzunluğundaki boğazın iki yakasında kurulmustur. Marmara’nın serin sularını, Ege Denizinin mavisiyle buluşturan Çanakkale Boğazı, antik dönemlerden günümüze Hellespontos veya Dardanel isimleriyle anılmaktadır. Çanakkale Boğazı, Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan iki deniz yolundan biridir. İlk çağlardan itibaren bu önemli boğaza hakim olan devletler, tarihin her döneminde büyük bir stratejik avantajı elinde bulundurmuştur. Arkeologlara göre, Çanakkale yöresinde çoğu gün yüzüne çıkarılamamış 200 civarinda antik şehir bulunmaktadır. Diğer taraftan uygarlık tarihinin en eski sanatlarından biri olan seramikcilik ve halıcılık , Çanakkale yöresinde de kendine has çizgileriyle günümüze kadar uzanmaktadır. 17 yy. sonlarına doğru yelken bezi ve çanak çömlek imalatıyla ün kazanan Çanakkale nin ismi, yöredeki meşhur çanak çömlek imalatından geldiği kabul edilmektedir.

M.Ö. 3000 den bu yana, 5000 seneyi aşkın antik tarihiyle Çanakkale yöresi, antik medeniyetlerin beşiği olarak kabul edilen 9 adet şehrin birbiri üzerine kurulduğu dünyaca ünlü TRUVA ANTİK KENTİNE ev sahipliği yapmaktadır. Hommer ‘in ‘ilyada ve Odessey’ destanındaki efsanevi TRUVA SAVAŞI, 1870 yılından bu yana aralıklarla yapılan çalışmalar ışındığında, Truva VI ( M. Ö. 1800 – 1300 ) veya Truva VI A (M.Ö. 1300 – 1260 ) dönemlerinde yaşandığı tahmin edilmektedir. Çanakkale il sınırları içinde bulunan diğer önemli merkezlerden bazıları aşağıdaki gibi sıralanabilir.

Çanakkale savaşlarının merkezi olan, insanoğlunun tüylerini ürperten, tarifsiz bir duygu yoğunluğunun içine sürükleyen ve bu vatanın evladı her kişinin o havayı soluyarak öğrenmesi gereken bir destanın yazıldığı GELİBOLU MİLLİ PARKI
Antik dönemlerden günümüze kadar uzanan sürükleyici tarihi, enfes koyları, eski rum evleriyle bezenmiş dar sokakları, dünyaca ünlü üzüm bağları ve şaraplarıyla BOZCAADA (Tenedos)
Athena tapınağına ev sahipliği yapan antik şehri, insanın içini ısıtan taş evleri, kristal kadar temiz denizi, doğal güzellikleri ve şehri saran kendine özgü mistik atmosferiyle, M.Ö. 384 -387 tarihleri arasında Aristotale’ e ev sahipliği yapmış olan ASSOS
Türkiye’nin en büyük adası olan yeşil ve mavinin kucaklaştığı koyları, Grek kültürüyle yoğrulmuş eski Rum köyleri , manastırları, kiliseleri, tarihi ve doğal güzellikleriyle GÖKÇEADA
Akarsuları, küçük şelaleleri, etrafı saran büyülü çam ağaçları ve alabalık çiflikleriyle bir yunan mitine konu olan dünyanın ilk güzellik yarışmasının yapıldığı meşhur KAZDAĞI MİLLİ PARKI

(AYAZMA)
Büyük İskender’in komutanlarından Antigonos tarafindan Antigoneia adi ile M.Ö. 310 yılında kurulduğu tahmin edilen, Antik Venedik Şehrinin sütunlarının imalat merkezi olan ALEXANDRIA

TROAS Antik Kenti.
M.Ö. 4. yy. sonlarıyla Lysimakhos tarafindan çevre şehir halklarının buraya getirilmesiyle genişletilen ve bu tarihten sonra Alexandria-Troas olarak anılmaya başlanan antik şehirde henüz düzenli arkeolojik kazılar başlamamıştır. Antik Alexandria-Troas’ın kuvvetli bir deprem sonucunda yıkıldığı tahmin edilmektedir. Antik Venedik Şehrinin sütunlarının imalat merkezi olan Alexandria Troas Antik Kentinden günümüze kadar ulaşan yapi kalintilarindan bazıları; tiyatro, saray, mabed, agora, hamam ve nekropol alanlari ile şehrin batısındaki liman ve şehri çevreleyen surlar olarak sayılabilir. Antik Venedik şehrinin sütunlarinin yapildigi Antik Alexandria – Troas ın arkeolojik kazılarla bir an önce gün ışığına çıkması en büyük dileğimizdir.

Diğer taraftan Çanakkale merkezinde görülmesi gereken yerlerden bazıları aşağıdaki gibi sıralanabilir;

Fatih Sultan Mehmet tarafından 15. yy. içinde yaptırılan, boğazın Çanakkale il merkezi tarafındaki ‘Çimenlik Kalesi’ ve Kilitbahir köyü tarafında bulunan denizin kilidi anlamını taşıyan ‘ Kilitbahir Kalesi’
Çanakkale Deniz Zaferinde kilit rolü üstlenen meşhur Nurat Mayın Gemisinin orjinaliyle aynı boyutlardaki müze haline getirilmiş prototipi
Çanakkale ( Gelibolu ) Savaşlarından günümüze ulaşan bazı parçaların, üniformaların, ve yazıların sergilendiği Askeri Deniz Müzesi
İtalyan Başkonsolosu, Emilio Vitalis tarafından 1890 larda yaptırılan, Anzac Otelin tam karşısında bulunan Tarihi Saat Kulesi
Eski İtalyan Başkonsolosluğu olan, çeşitli sergilerin ve söyleşilerin gerçekleştirildiği, Anzac Otelin tam karşısında bulunan Çanakkale Onsekizmart Üniversitesi Kültür Evi
Çanakkale Savaşlarında bir halk türküsüne konu olan meşhur Aynalı Çarşı’nın da bulunduğu Tarihi Çarşı Caddesi ve Tarihi Yalı Hanı
Çanakkale yöresinde uzun yıllardır büyük özverilerle devam eden kazılar sonucunda çıkarılan, özellikle truva antik şehrine ait bulguların sergilendiği Çanakkale Arkeoloji Müzesi

Translate »